Modelleme

modelleme-harita
PRO

Modelleme

Veriyle ilgili anlamamız gereken en önemli kavramlardan birisi modelleme. Aslında sadece veri açısından değil, dünyadaki varlığımız, yaşam biçimimiz, ürettiğimiz kültürler gibi çok önemli kavramları anlamak için modellemeyi anlamalıyız. Model, gerçekte var olan çok detaylı bir yapıya karşılık gelecek şekilde kurguladığımız sanal bir yapıdır. Her model kurgudur. Her model eksiktir. Her model belirli ölçüde yalandır. Ama işe yararlar. Hayatlarımızı modellerle sürdürürüz.
Mesela harita ve krokiler birer modeldir. Koskoca bir dünyayı avcumuza sığacak bir küreye modelleyebiliriz. Ama bu haritayla karayolunda yolumuzu bulamayız. Bu kadar incelikli bir iş için fazla basitleştirilmiştir, fazla yalandır. Biraz daha az basit, biraz daha az yalan bir karayolları haritası ile yolumuzu bulabiliriz. Oysa bu harita da bir basitleştirme ve bir yalandır. Koskoca Türkiye’yi arabamızın kaputunun üzerine serebileceğimiz bir haritaya sığdırmış oluruz. Yolumuzu bulmak için işimizi görmeye bu kadarcık bir alana sıkıştırılmış Türkiye yeter. Hatta şimdi artık akıllı telefonlarımızdaki uygulamalara sığdırmış durumdayız bu bilgiyi. Oraya girmeyelim, çünkü orada tek bir değil katman katman pek çok modelleme var. Mesela en basitinden fiziksel bir mekânda sağa sola hareket ediyormuşuz gibi harita modelinin odaklandığımız kısmını sağa sola sürüklememiz. Bu bile kendi içinde bir modellemedir.
Günümüzde veri yapıları olarak tasarlanan ve kullanılan şeyler de modellerdir. Bunu anlamamız ve modellemeye çok daha geniş ölçekte bakmamız önemli. Çünkü tek bir veri modelinin içine hapsolmadan olası başka modelleri de anlamamız, hatta belki ileride yeni veri modelleri icat etmemiz ya da icat edilenlere hızla adapte olmamız bu anlayış sayesinde gerçekleşebilir. Yine de çok dağılmamak için kendimi veri modelleriyle kısıtlamaya çalışacağım. Bu son cümleyi söylerken çok da dürüst olmadığımı itiraf etmeliyim. Düşündüğüm her modelin, üzerinde kafa yordukça aslında bir veri modeli olduğunu fark ediyorum çünkü.
Mesela sözel dilin icadından önceye gidelim. Bunun için tarihin derinliklerine ilişkin tahminler üretmemize gerek yok. Grup halinde yaşayan ve gelişmiş beyinlere sahip olan hayvanlara bakmamız yeterli. Mesela kurtlara, yunuslara… Hatta bireysel olarak o kadar da gelişmiş beyinlere sahip olmayan ama grup olarak yüksek bir fonksiyon gösteren karıncalara, arılara… Tüm bu hayvanların çok ustaca veri modellerine sahip olduklarını biliyoruz. Mesela arılar besin kaynaklarıyla kovan arasındaki yolu yönler ve uzaklıklar bakımından tarif eden çok etkin bir dans modeliyle veri işler ve iletir. Veriyle uğraşan ya da uğraşmaya çalışan insanlar olarak zihinlerimizi açık tutmalıyız. Bakın arılar bile uzun mesafeli yolların tarifi gibi karmaşık bir konuyu titreşimler ve hareketler olarak kodlamanın ve aktarmanın bir yolunu bulmuş.
​İnsanların ürettiği en ufuk açıcı modelleme ise sözel dildir. İnsanlar sözel dili kullanmalarından çok daha önce işaretleri sanat derecesine kadar yükseltecek şekilde yoğun bir biçimde kullanıyorlardı. Sözel dili icatları ise, bildiğimiz diğer tüm canlıları aşan bir başarıdır. Dil, inanılmaz yüksek ve karmaşık seviyeli bir modelleme yapısıdır. İsimleri, fiilleri ve diğer yardımcı unsurları sınıflandırmak… Nesneleri ve varlıkları kategoriler haline getirmek, onlara isimler atamak… Eylemleri ve hareketleri kategoriler haline getirmek, onlara etiketler atamak… Eylemlerin zaman bağlamlarını ve şartlılık durumları gibi unsurları yapılandırmak… Varlıkların hallerine ilişkin sıfatları tanımlamak… Dil müthiş bir mucizedir. Ve tam anlamıyla bir veri modelidir.
Bu büyük mucize kadar şaşırtıcı olmasa da ona yakın bir etkiye sahip olan başka bir veri modeli ise yazıdır, yani alfabelerdir. Mesela Türkçe’de sadece 29 işaret kullanarak dilimizin ifade ettiği tüm söylemleri sayfalara ya da dijital kayıt ortamlarına aktarabiliriz.
​Bilgisayarın kendisi ve daha genel olarak ifade edecek olursak dijital dünya da bir veri modelidir. Her şeyi bir ya da sıfır olarak ifade edebilen ve varlık yokluk felsefesine kadar yankıları olan bir üstün yaratımdır.

 

Arşivler

X