“İşe Alım” Bilişim Sektöründe Neden Farklılaşıyor?

businessFuture
Kariyer

“İşe Alım” Bilişim Sektöründe Neden Farklılaşıyor?

“Yazılımcıya ihtiyacımız var, ama bulamıyoruz!”
“Yeni proje aldık, ama aradığımız bilgisayar mühendislerini zamanında bulup işe alamazsak proje başlamadan bitecek!”
Sanırım teknoloji sektöründe olup da bu sözleri duymayanımız yoktur. Bırakın duymayı, bunlar büyük olasılıkla sık sık işittiğimiz, hatta belki kendimizin de yakındığı durumlar, öyle değil mi? Kaldı ki artık günümüzde teknolojiden bağımsız bir iş/sektör düşünmek/tasarlamak/kurgulamak neredeyse olanaksız: Booking.com ve Airbnb otelcilik yapıyor, ama kendi otelleri yok; Uber taksicilik yapıyor, ama kendi taksisi yok! Bizden de örnekler verelim: Yemeksepeti, yemek/restorancılık işinde, ama kendisi restoran sahibi değil ya da benzer şekilde Çiçeksepeti’nin kendi çiçekçi dükkanı yok! Ancak tüm bu firmaların “iş” yaptıkları alandaki veriyi işleyen, üzerinde algoritmalar çalıştıran yazılımları var. Yazılım günümüzde o kadar güçlü ki artık donanım bile bulut teknolojisi ile yazılıma dönüşmüş durumda. Örneğin Netflix, bünyesinde makina tutmak yerine AWS (Amazon Web Services) ile ilerlemeyi tercih ediyor. Özetle, neredeyse tüm iş alanları yazılım üzerine temelleniyor.  Bunun doğal bir sonucu olarak da yazılım geliştiricilere, yazılım mimarlarına, yazılım test mühendislerine olan ihtiyaç hızla artıyor.
Resme daha yukarıdan bakıp işgücü piyasasını daha bütünsel incelediğimizde ise karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor: 2030 yılına doğru büyük bir insangücü açığı ve krizi. Önümüzdeki 10-15 yıl içinde işgücündeki arz ve talebin büyük bir dengesizlik içine gireceği ve başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın büyük bir bölümünde işgücü krizi yaşanacağı bekleniyor. 2030’da arz-talep farkının örn. Almanya’da yüzde 24, Güney Kore’de yüzde 26, Brezilya’da yüzde 33 olacağı tahmin ediliyor. Bu fark, daha yüksek yetkinlik, bilgi ve donanım gerektiren bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik gibi alanlarda daha da açılıyor. Örneğin şimdi bile ABD’de bilişim sektöründe yaklaşık yarım milyondan fazla doldurulmayı bekleyen açık pozisyon var ki bu, ülkedeki toplam açık işlerin yüzde 12’sini oluşturuyor.
Buradan hareketle, görüş açımızı yeniden bilişime odaklayacak olursak şunu öngörmek pek de zor olmaz sanırım: İhtiyaç duyup da bugün bile bulmakta zorlandığımız mühendislere olan talep gelecek yıllarda daha da artacak ve belki de bir “yetenek savaşı”na dönüşecek. Bu savaşta başarılı olmak için Avrupa ülkeleri ile ABD şimdiden pek çok önlem almaya başladı: Örn. i) girişimcilik destekleniyor, ii) programlama ve kodlama dersleri ilkokul düzeyinde verilmeye başladı, iii) kadınların IT’ye özendirilmesi ve cesaretlendirilmesine yönelik projeler teşvik ediliyor, iv) ABD Başkanı Obama “TechHire” adında bir proje başlattı vb.
Burada özellikle TechHire inisiyatifine dikkat çekmek istiyorum. Teknoloji ilerledikçe “insan”ın pek çok işini elinden alacak gibi görünse de aslında tam tersi olmaya devam edecek: Nasıl ki bundan 10-15 yıl önce Büyük Veri Analisti ya da Siber Güvenlik Uzmanı gibi meslekler yok idiyse, gelecekte de belki şu an öngöremediğimiz yepyeni meslekler doğacak – ki bu meslekler insanlarda yüksek yetkinlikler gerektirecek.
İşte bu nedenle “TechHire” projesinde olduğu gibi, teknoloji alanında, uluslararası platformlarda “IT Recruiter” ya da “Tech Recruiter” diye anılan “bilişim işe alım uzmanları”na büyük iş düşüyor: Herkesin bulmakta zorlandığı bu değerli mühendislere ulaşmak ve işin gereksinimleriyle uyum gösteren en uygun kişiyi seçip işe almak. Peki bu ne demek? Bu, aynı IT/Teknoloji uzmanları gibi “IT/Tech Recruiter”lara olan talep de giderek artacak ve şimdiden kendini bu alanda yetiştirmeye başlayıp kendine bu konuda yatırım yapanlar, önümüzdeki yıllarda fark yaratan kişiler arasında olacaklar, anlamına geliyor. İK’cılar için bu alanda başarılı olmanın ilk ve olmazsa olmaz şartı ise şu: Teknoloji değiştikçe mühendislerin yeni teknolojileri öğrenip kendilerini sürekli geliştirmesi gibi, bilişim işe alım uzmanları da “sürekli öğrenme ve gelişimi” hiçbir zaman bırakmamalılar!

Kaynak: www.hbrturkiye.com

 

Arşivler

X